Kırmızı ışıklar, yoğun trafik, kısa mesafeler ve sürekli dur-kalk… Şehir içinde araç kullanırken yakıt tüketimini artırabilecek pek çok faktör aynı anda devreye girer. Uzmanlar tarafından kullanılan yakıt ekonomisi testlerinde de “şehir sürüşü”, özellikle dur-kalk trafiğini temsil eden ayrı bir sürüş döngüsü olarak ele alınıyor.
Ancak şehir trafiği her zaman yüksek yakıt masrafı anlamına gelmek zorunda değil. Aracı daha akıcı kullanmak, gereksiz rölantiden kaçınmak, lastik basıncını doğru seviyede tutmak ve yolculukları daha iyi planlamak gibi küçük değişiklikler toplam yakıt maliyetinde fark yaratabilir. Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen bir eko-sürüş denemesinde, tavsiye edilen ekonomik sürüş yöntemlerini uygulayan katılımcıların haftalık yakıt giderlerinde ortalama %10 tasarruf sağlandığı belirtiliyor.
Peki şehir içinde yakıt masrafını azaltmak için günlük sürüş alışkanlıklarında neler değiştirilebilir?
Şehir trafiğinin en önemli özelliklerinden biri aracın sabit bir hızda uzun süre ilerleyememesidir. Trafik ışıkları, kavşaklar ve yoğunluk nedeniyle sık sık yavaşlamak, durmak ve yeniden hızlanmak gerekir. Uzmanlar, aracın momentum kaybedip yeniden hızlanmasının daha fazla yakıt tüketimine neden olduğunu; bu nedenle mümkün olduğunca akıcı sürüşün yakıt ekonomisi açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Kısa ve birbirinden ayrı yolculuklar da tüketimi artırabilir. Uzmanlara göre çok sayıda kısa yolculuğu ayrı ayrı yapmak, tekrarlanan dur-kalk döngüleri nedeniyle bu yolculukları birleştirmeye kıyasla daha fazla yakıt tüketimine yol açabilir.
Dolayısıyla şehir içindeki tasarrufun ilk adımı yalnızca “daha az araç kullanmak” değil, aynı yolculuğu daha verimli hâle getirmektir.
Trafik ışığı yeşile döndüğünde hızlı şekilde hızlanıp birkaç yüz metre sonra sert fren yapmak şehir içinde sık karşılaşılan bir sürüş alışkanlığıdır. Ancak ekonomik sürüş açısından daha iyi yöntem, hızlanma ve yavaşlamaları mümkün olduğunca kontrollü gerçekleştirmektir.
Uzmanlar, sert gaz ve fren kullanımının daha fazla yakıt tüketimine yol açtığını; yolun ilerisini takip ederek yaklaşan trafik, kavşak veya kırmızı ışık için gaz pedalından daha erken çekilmenin gereksiz sert frenlemeyi azaltabileceğini belirtiyor.
Özellikle yoğun şehir trafiğinde öndeki araçla güvenli takip mesafesi bırakmak, yalnızca güvenlik açısından değil, trafik akışındaki değişikliklere daha yumuşak tepki verebilmek açısından da önemlidir.
Ekonomik sürüşün temelinde “ileriyi okumak” bulunuyor. İleride kırmızı ışık olduğunu gördüğünüz hâlde hızlanmaya devam edip son anda fren yapmak yerine, gazdan daha erken çekilerek aracın kontrollü biçimde yavaşlamasına izin vermek daha akıcı bir sürüş sağlayabilir.
Uzmanlar, trafik ışıklarını ve yol koşullarını önceden gözlemleyerek gereksiz hızlanma ve frenlemeyi azaltmayı yakıt tasarrufunun önemli yöntemlerinden biri olarak gösteriyor.
Manuel araçlarda ise motoru gereksiz yere yüksek devirde kullanmamak önemli. Uzmanlar, aracın zorlanmasına neden olmayacak şekilde uygun olan en yüksek viteste ilerlemenin ekonomik sürüşe yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Şehir içindeki yakıt tüketiminin görünmeyen kalemlerinden biri de araç hareket etmediği hâlde motorun çalışmaya devam etmesidir.
ABD Enerji Bakanlığı’nın kişisel araçlarda rölantiyi azaltmaya yönelik rehberine göre rölantide çalışan araç yakıt tüketmeye devam eder; dolayısıyla gereksiz rölantinin azaltılması hem yakıt maliyetini hem de emisyonları düşürebilir. Rehber, modern araçlarda 10 saniyeyi aşan rölantinin motoru durdurup yeniden çalıştırmaktan daha fazla yakıt tüketebileceğini belirtiyor.
Burada aracın üretici talimatlarını dikkate almak gerekir. Start-stop sistemi bulunan araçlarda sistem zaten uygun koşullarda motoru otomatik olarak kapatıp yeniden çalıştırmak üzere tasarlanmıştır.
Sabah markete, öğleden sonra başka bir noktaya, akşam tekrar aynı bölgeye gitmek yerine mümkün olduğunda işleri tek rota üzerinde toplamak hem kilometreyi hem de dur-kalk sayısını azaltabilir.
Uzmanlar da birbirinden ayrı kısa yolculukları birleştirmenin zaman, para ve yakıt açısından avantaj sağlayabileceğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle şehir içindeki günlük programınızı oluştururken yalnızca “en kısa yol hangisi?” sorusunu değil, “Bugünkü işlerimi tek rotada nasıl tamamlayabilirim?” sorusunu da düşünmek faydalı olabilir.
Lastik basıncı yalnızca sürüş güvenliğiyle ilgili değildir; yakıt tüketimini de doğrudan etkileyebilir.
Uzmanlar, düşük basınçlı lastiklerin yuvarlanma direncini artırarak aracın yakıt ekonomisini düşürdüğünü belirtiyor. Kurum ayrıca lastik basıncının en az ayda bir, lastikler soğukken kontrol edilmesini ve araç üreticisinin belirttiği basınç değerlerinin kullanılmasını öneriyor.
Doğru basınç değeri lastiğin üzerinde görülen maksimum değerden değil; aracın sürücü kapısı çevresindeki etiketten veya kullanım kılavuzundan kontrol edilmelidir.
Bagajda aylarca taşınan ağır eşyalar veya kullanılmadığı hâlde araç üzerinde bırakılan portbagaj ve tavan ekipmanları da verimliliği etkileyebilir.
Uzmanlar, gereksiz ağırlığın daha fazla yakıt tüketimine yol açabileceğini; tavan taşıyıcıları ve kutularının ise aerodinamik direnci artırabileceğini belirtiyor. Bu nedenle kullanılmayan ağır eşyaları ve dış taşıma ekipmanlarını araçtan çıkarmak ekonomik sürüşün basit adımlarından biridir.
Özellikle yaz aylarında klimadan tamamen vazgeçmek gerçekçi olmayabilir. Buradaki amaç konfordan ödün vermek değil, sistemi gereksiz yere çalıştırmamaktır.
Uzmanlar, klimanın motora ek yük getirerek yakıt tüketimini artırabileceğini belirtiyor. Şehir içindeki düşük hızlarda uygun koşullarda pencere kullanmak bir seçenek olabilirken, yüksek hızlarda açık pencerelerin oluşturduğu aerodinamik direnç bu avantajı azaltabilir.
Dolayısıyla klima kullanımında sabit bir “açık veya kapalı” kuralı yerine hız, sıcaklık ve sürüş koşullarına göre hareket etmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Ekonomik sürüş yalnızca direksiyon başındaki davranışlarla sınırlı değildir. Aracın teknik durumunun da yakıt ekonomisi üzerinde etkisi vardır.
Uzmanlar, düzenli araç bakımının, üreticinin önerdiği özellikte motor yağının kullanılmasının ve lastik basıncının doğru tutulmasının aracın verimli çalışmasına yardımcı olduğunu belirtiyor.
Bu nedenle periyodik bakım zamanlarını geciktirmemek, yakıt tüketimindeki olağandışı artışları da dikkate almak önemlidir.
Düzenli bakıma rağmen aracınızda çekiş düşüklüğü, hızlanmada isteksizlik veya yakıt tüketiminde beklenmedik bir artış fark ediyorsanız, bunun altında farklı teknik nedenler yatabilir. Bu belirtilerin olası sebeplerini daha detaylı incelemek için “Araçta Performans Kaybı Neden Yaşanır?” içeriğimize göz atabilirsiniz.
Şehir içindeki yakıt masrafını değerlendirirken sürüş alışkanlıklarının yanında aracın kullandığı yakıt türü de toplam maliyetin önemli bir parçasıdır.
LPG’li araç kullanıcıları için otogaz, kilometre başına yakıt maliyetini değerlendirirken dikkate alınabilecek seçeneklerden biridir. Milangaz, kendi verilerine göre Milangaz Otogaz’ın litre bazında benzine kıyasla %30’a varan tasarruf sağlayabildiğini belirtiyor. Gerçek tasarruf oranının ise aracın modeli, LPG sistemi, tüketim miktarı, sürüş koşulları ve güncel yakıt fiyatları gibi değişkenlere göre farklılaşabileceğini unutmamak gerekir.
Bu noktada tahmin yürütmek yerine kişisel kullanım verileri üzerinden hesaplama yapmak daha anlamlıdır. Milangaz Otogaz sayfasında yer alan Otogaz Tasarruf Hesaplama alanı üzerinden mevcut yakıt tüketiminize göre olası tasarrufunuzu hesaplayabilirsiniz. Milangaz ayrıca Türkiye genelinde 900’ün üzerinde otogaz satış noktası bulunduğunu belirtiyor; internet sitesindeki satış noktaları bölümü üzerinden Milangaz Otogaz bulunan istasyonlara ulaşılabiliyor.
Şehir içi yakıt masrafını azaltmak tek bir yönteme bağlı değil. Asıl fark; daha akıcı sürüş, doğru lastik basıncı, gereksiz rölantinin azaltılması, yolculukların planlanması, aracın bakımlı tutulması ve yakıt maliyetinin düzenli takip edilmesi gibi alışkanlıkların birlikte uygulanmasıyla ortaya çıkıyor.
Kısacası her kırmızı ışıkta sert fren yapmamak veya bagajdaki gereksiz yükleri çıkarmak tek başına büyük bir değişiklik gibi görünmeyebilir. Ancak şehir içinde her gün tekrarlanan küçük verimsizlikler azaltıldığında, bir depo yakıttan alınan verimi artırmak ve aylık yakıt bütçesini daha kontrollü yönetmek mümkün olabilir.
Şehir içinde araç neden daha fazla yakıt yakar?
Dur-kalk trafik, sık hızlanma ve frenleme, rölantide bekleme ve kısa yolculuklar şehir içindeki tüketimi yükseltebilir. Yapılan yakıt ekonomisi testlerinde de şehir sürüşü özellikle dur-kalk trafiğini temsil eden ayrı bir sürüş döngüsü olarak değerlendiriliyor.
Yavaş kullanmak her zaman daha az yakıt tüketmek anlamına gelir mi?
Hayır. Tek başına düşük hız, minimum tüketim anlamına gelmez. Uzmanlara göre her araç için geçerli tek bir ideal ekonomik sürüş hızı bulunmaz; araç, yol ve trafik koşulları önemlidir. Özellikle gereksiz hızlanma-frenleme yerine akıcı ve kontrollü sürüşe odaklanmak gerekir.
Lastik basıncı yakıt tüketimini gerçekten etkiler mi?
Evet. Uzmanlara göre düşük lastik basıncı yuvarlanma direncini artırarak yakıt ekonomisini olumsuz etkiler. Lastiklerin üreticinin önerdiği basınçta tutulması hem güvenlik hem de yakıt verimliliği açısından önemlidir.
Klima mı, açık pencere mi daha fazla yakıt tüketir?
Bu durum sürüş hızına bağlıdır. Uzmanlara göre düşük şehir hızlarında klima yakıt tüketimini artırabilirken, yüksek hızlarda açık pencerelerin yarattığı aerodinamik direnç artar. Bu nedenle kullanım koşullarına göre seçim yapmak daha verimlidir.
Otogaz kullanarak ne kadar tasarruf edilebilir?
Tasarruf; aracın tüketimine, yakıt fiyatlarına, sürüş tarzına ve LPG sistemine göre değişir. Milangaz, Milangaz Otogaz’ın litre bazında benzine kıyasla %30’a varan tasarruf sağlayabildiğini belirtiyor. Kişisel kullanım için daha anlamlı bir tahmin elde etmek amacıyla Milangaz’ın internet sitesindeki Otogaz Tasarruf Hesaplama alanından yararlanılabilir.